Tang dönemi Çinli Şair Du Fu ( 712 – 770 ) – Bahar Gecesinde Sevindiren Yağmur

İyi yağmur mevsimi bilir, tam baharda yağmaya başlar.

Rüzgarla süzülür geceye, sessizce herşeyi besler.

Köy yolu ve bulutlar karanlıktır, yalnızca nehir teknelerin fenerleri parlar.

Şafakta kırmızı, nemli yerlere bakın,
Chengdu’da çiçeklerle doludur heryer.

20.03.2026 İstanbul
Çeviren: Çetin Bayramoğlu ve İrem

杜甫 – 春夜喜雨

好雨知时节,当春乃发生.

随风潜入夜,润物细无声.

野径云俱黑,江船火独明.

晓看红湿处,花重锦官城.

Notlar :

官城 : Sichuan eyaletindeki Chengdu şehrinin alternatif adıdır

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çin Song Hanedanlığı dönemi Şairi Ye Shaoweng (1100-1151) – Bir Bahçeyi Boşuna Ziyaret Etmek 

Yosunlu patikadaki ayak izlerine acımak gerek, 
çünkü kapı defalarca vurulmasına rağmen açılmamış .

Bir bahçeyi saran bahar, ne kadar kapatılsa da nafile;
bir dal kırmızı kayısı çiçeği duvarı aşıvermiş.

Çeviren: Çetin Bayramoğlu
17.03.2026 İstanbul

#

叶绍翁 – 游园不值

应怜屐齿印苍苔,小扣柴扉久不开.


春色满园关不住,一枝红杏出墙来.

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çinli Şair Su Shi(1037-1101) – Su Melodisi

Parlak ay ne zaman görünecek ?
Kadehimi kaldırıp gökyüzüne soruyorum.

Bu gece göksel sarayda hangi yıldayız acaba?

Rüzgara binip geri dönmeyi diliyorum,
korkarım ki yeşim kuleler ve kristal saraylar bu kadar yükseklerde çok soğuk.

Gölgeyle dans etmek, ölümlü dünyada olmakla nasıl kıyaslanabilir ki? 
 
Ay, kırmızı köşke doğru dönüyor ve alçak, süslü pencerelerden içeri süzülerek uykusuz gecemi aydınlatıyor.

Ortada bir kırgınlık olmamalı, peki neden ayrı kaldığımız zamanlarda ay hep dolunay gibi görünüyor?

İnsan üzüntü ve sevinçler, ayrılık ve kavuşmalar yaşar,
Ay dolunay ya da hilal olur,
Herşey mükemmel olamaz.

Uzun ömür yaşayalım!
Çok uzakta olsa da, ayın sergilediği güzelliği paylaşalım.

Türkçeye: Çetin Bayramoğlu
14.03.2026 İstanbul

明月几时有?把酒问青天。

不知天上宫阙,今夕是何年。

我欲乘风归去,唯恐琼楼玉宇,高处不胜寒。

起舞弄清影,何似在人间!

转朱阁,低绮户,照无眠。

不应有恨,何事长向别时圆!

人有悲欢离合,月有阴晴圆缺,此事古难全。

但愿人长久,千里共婵娟。

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çinli Şair Lu Xun(1881-1936) – Yang Quan’ın Anısına

Kahramanlık ruhu nasıl eskisi gibi olabilir?

Çiçekler kendi kendine açar ve solar.

Jiangnan’da gözyaşlarının yağmur gibi yağacağını kim bilir?

Yine, bu cesur halk evladı için ağlar.

Türkçeye: Çetin Bayramoğlu
13.03.2026 İstanbul

Not :

1) Kuomintang(国民党) taraftarları tarafından öldürülen ilerici Yang Quan( 杨铨 )

2) Jiangnan(江南) : Yangtze (长江) Nehri’nin aşağısının güneyinde yer alan, Şanghay(上海), Suzhou(宿州市) ve Hangzhou(杭州市) gibi şehirleri kapsayan Çin’in tarihi ve kültürel açıdan zengin, verimli bir bölgesidir.

鲁迅 – 悼杨铨

岂有豪情似旧时,

花开花落两由之.

何期泪洒江南雨,

又为斯民哭健儿.

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dörtlük

Uzaklaşan boşluk, ürperiyor insan
Sanki zaman akışı, ileriye doğru akan.
Sonsuzluk hissi veren iç içe daireler.
Bilinmeyene dolu dizgin giden zaman.

11.03.2026 İstanbul

Dörtlükler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tang Hanedanı (618-907) Çinli Şair Du Fu (712 – 770) (杜甫) – Bahar Manzarası

Ülke harap olmuş, ama tepeler ve dereler varlığını sürdürüyor;

Baharda şehir yemyeşil otlar ve ağaçlarla kaplanıyor.

Zamanın acısını gören çiçekler gözyaşı döküyor;

Ayrılığın acısını çeken kuşlar yürekleri ürpertiyor.

Savaş üç aydır sürüyor;

Evden gelen bir mektup servet değerinde.

Yolmaktan beyaz saçlarım her geçen gün daha da kısalıyor,

Neredeyse bir saç tokasını bile tutamayacak kadar azalıyor.

Türkçeye: Çetin Bayramoğlu
22.02.2026 İstanbul

杜甫 – 春望

國 破 山 河 在

城 春 草 木 深

感 時 花 濺 淚

恨 別 鳥 驚 心

烽 火 連 三 月

家 書 抵 萬 金

白 頭 搔 更 短

渾 欲 不 勝 簪

Çeviri içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Çinli Şair Du Mu(803-852) – İki Veda Şiiri

Şiir 1

Şubat başlarında tomurcuklanan bir kakule çiçeği gibi, henüz on üç yaşlarında zarif bir genç kız.

On mil uzunluğundaki Yangzhou yolunda, bahar esintisinde, kapalı boncuklu perdeler ardındaki güzellerden hiçbiri onunla kıyaslanamaz.

Türkçeye : Çetin Bayramoğlu
04.02.2026 İstanbul

Kelimeler :

1) 豆蔻 = Kakule bitkisi

2) 扬州路 = Yangzhou(扬州) yolu, Yuan Hanedanlığı (元朝)döneminde kurulmuştur .

杜牧 – 赠别二首

其一

娉娉袅袅十三余,豆蔻梢头二月初.

春风十里扬州路,卷上珠帘总不如.

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çinli Şair Du Mu(803-852) – İki Veda Şiiri

Şiir 2
Sevgi dolu görünse de nihayetinde kayıtsızdır,

Şarap kadehinin önünde zoraki bir gülümseme sergileyebilir.

Mum, görünüşte kalpsiz olsa da, ayrılıktan dolayı kederlenir,

Şafak sökene kadar bizim için gözyaşı döker.

Türkçeye : Çetin Bayramoğlu
05.02.2026 İstanbul

杜牧 – 赠别二首

其二

多情却似总无情,
唯觉尊前笑不成.

蜡烛有心还惜别,
替人垂泪到天明.

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çinli Şair Li Yi – Jiangnan Şarkı Sözleri

Qutanglı tüccarla evlendim, devamlı evden uzakta, pişmanım,

Her geçen gün söz verdiği gibi geri dönmüyor.

Eğer gelgitlerin bu kadar güvenilir olduğunu bilseydim,

Gelgit dalgaları üzerinde kayan bir adamla evlenirdim.

Türkçeye: Çetin Bayramoğlu
06.02.2026 İstanbul

李益 - 江南词

嫁得瞿塘贾,

朝朝误妾期.

早知潮有信,

嫁与弄潮儿.

Notlar :

1) 江南词 = Jiangnan Şarkı Sözleri: Çoğunlukla Jiangnan (江南) bölgesindeki insanların yaşamlarını ve koşullarını anlatan eski halk şarkıları.

2) 瞿塘贾 = Qutang tüccarları: Yangtze ( 长江) Nehri’nin yukarı kısımlarında ticaret yapan tüccarlar. Qutang: Yangtze Nehri’nin Üç Boğazı’ndan(长江三峡) biri olan Qutang Boğazı’na ( 指瞿塘峡) atıfta bulunur .

3) Metafor : 弄潮 = Gelgit dalgalari üzerinde kayan (gelgit binicisi) =
bir “gelgit binicisi” güvenilir biridir, gelgitlerle birlikte zamanında gelir, eve dönüşünü her gün geciktirmez.

Kelimeler :

1) 词 = Ci kelimesi, eski bir edebi üslubu, bir şiir türünü de ifade eder.

2) 贾 = Tüccar

3) 潮 = Gelgit

Çeviri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çilek ile Dilek

Dilek kedileri çok severdi. Kedilerin yumuşak tüylerine dokunmaktan çok hoşlanır, çenelerinin altlarını, yanak tüylerini, başlarını parmakları ile yavaş yavaş okşardı.

Uzak kentte, Ankara’da yaşayan Nuray ablası, Dilek’e söz vermişti. Dilek’in yaşadığı İstanbul’a geldiğinde kendisine bembeyaz bir Ankara kedisi hediye getirecekti.

O gün Nuray ablası, kedi taşıma çantası ile getirdiği kediyi , Dilek’e hediye etmişti. Adını Çilek koymuşlardı.

Çilek ipeksi, uzun ve beyaz tüyleri, gök mavisi gözleri ile yavru kediydi. Bir kaç günde, evde açılmamış dolap, tırmalanmamış koltuk bırakmamıştı. Dilek’e çok bağlanmış, birlikte oyunlar oynamaya çok meraklıydı.

Sudan hoşlanmayan Ankara Kedileri, sudan hoşlanan Van kedilerinden farklıdır. Çilek de tüylerini, partilerini yalayarak temizliğini yapıyor, mis gibi kokuyordu.

Çilek ile Dilek birbirlerine sevgiyle sarılıyor, öğlen vakti birlikte uyuyorlardı. Geceleri de aynı yatağı paylaşıyorlardı.

Nuray ablası bir gün Dilek’i oyun bahçesine götürdü. Dilek oyun bahçesinde, arkadaşları ile oyunlar oynadı, güldü, eğlendi, yoruldu. Nuray ablası ile birlikte eve döndüler.

Annesi Dilek’in elbiselerini çıkardı, elini yüzünü sabunlu suyla pakladı ve temiz elbiseler giydirdi.

Her zaman Dilek’i kapıda karşılayan Çilek ortalıkta yoktu. Dilek annesine Çilek’in nerede olduğunu sordu. Annesi de farkında değildi. Ev işlerine dalmış, Çilek ile ilgilenmemişti.

Dilek, annesi, Nuray ablası, birlikte evin içinde, merakla, heyecanla Çilek’e seslendiler. Çilek ortalıkta yoktu. Balkondan aşağı baktılar, yok , aşağı düşmemişti. Bütün odaları seslenerek dolaştılar.

Dilek ağlamaya başlamıştı.

– Çilek nerede? Çilek’i çok seviyorum. Anneciğim Çilek’i çok özledim.

Annesi ve Nuray ablası, endişeli yüzlerle hem Çilek’i evin içinde arıyorlar hem de Dilek’i teskin ediyorlardı.

Nuray ablası, Dilek’i, gözyaşlarını yıkamak için banyoya götürdü. Bir tıkırtı duydular. Miyav sesi çok uzaklardan geliyor, gibiydi. Bu Çilek’in sesiydi. Banyonun kıyısına köşesine baktılar.

Çilek’i, çamaşır makinesinin camında gördüler. Patileri ile camı tırmalıyor ve miyavlıyordu. Hemen camlı kapağı açtılar. Çilek yere atladı ve uzun uzun gerindi.

Uyumak için çamaşır makinesinin içine giren Çilek, makinenin kapağı kapanınca içeride mahsur kalmıştı.

Ankara kedileri, öğretilirse, susadığı zaman musluk açabilir, kapalı dolapları, kapıları açabilir yetenekte olurlar.

Çilek’in bulunması evde sevinçle karşılandı. Annesi , Nuray ablası ve Dilek, Çilek ile birlikte bu buluşmayı kutladılar.Dilek annesinin pişirdiğı börekleri sütle birlikte , afiyetle yedi, karnını doyurdu. Çilek de ödül yemini iştahla yedi. Birlikte öğlen uykusuna yattılar.

22.01.2026 İstanbul

6-8 yaş masal.

Masallar içinde yayınlandı | Yorum bırakın